2 Temmuz 2010 Cuma

Tebessüm :)



Küçük kız, hüzünlü bir yabancıya gülümsedi.Bu gülümseme adamın kendisini daha iyi hissetmesine sebepoldu.Bu hava içinde yakın geçmişte kendisine yardım eden bir dosta teşekkür etmediğini hatırladı.Hemen bir not yazdı, yolladı. Arkadaşı bu teşekkürden o kadar keyiflendi ki, her öğlen yemek yediği lokantada garson kıza yüklü bir bahşiş bıraktı.Garson kız ilk defa böyle bir bahşişalıyordu.Akşam eve giderken, kazandığı paranın bir parçasını her zaman köşe başında oturan fakir adamın şapkasına bıraktı.Adam öyle ama öyle minnettar oldu ki.İki gündür boğazından aşağı lokma geçmemişti.Karnı nı ilk defa doyurduktan sonra, bir apartman bodrumundaki tek odasının yolunu ıslık çalarak tuttu.Öyle neşeliydi ki, bir saçak altında titreşen köpek yavrusunu görünce, kucağına alıverdi.Küçük köpek gecenin soğuğundan kurtulduğu için mutluydu.Sıcak odada sabaha kadar koşuşturdu.Gece yarısından sonra apartmanı dumanlar sardı.Bir yangın başlıyordu.Dumanı koklayan köpek öyle bir havlamaya başladı ki, önce fakir adam uyandı, sonra bütün apartman halkı.Anneler, babalar dumandan boğulmak üzere olan yavrularını kucaklayıp, ölümden kurtardılar.Bü tün bunların hepsi, beş kuruşluk bile maliyeti olmayan bir TEBESSÜM"ün sonucuydu...

20 Haziran 2010 Pazar

BABALAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN...

CANIM BABACIM SEVGİYLE VE ÖZLEMLE ANIYORUM SENİ SADECE BUGÜN DEĞİL HERGÜN :(

2 Haziran 2010 Çarşamba

Gecikmeli Ödül Haberi

Sevgili blog arkadaşım Lavanta Bahçesi'nin bana layık gördüğü Sweet Blog ödülümü çok teşekkür ederek ve özür dileyerek oldukça gecikmeli olarak yayınlıyorum. Bir süredir çok yoğun ve karışık günler geçiriyorum. Geçen ayın sonuna doğru İstanbul'da bir türlü bitemeyen bazı işlerden dolayı zaten bir ay kadar gecikmeli olarak Bodrum'a geldik. Çok işimiz var güzelce plan yapalım ve yaz gelmeden hepsini bitirelim derken, geldikten bir kaç gün sonra eşim rahatsızlandı. İlk önce soğuk algınlığı ve faranjit tedavisi görürken bir türlü iyileşemeyip daha da kötüleşince bir gece kendimizi acilde bulduk. İlk önce domuz gribinden şüphelenip testler yapıldı ve müşahade altına alındı. Çünkü ateş, halsizlik ve çok yoğun öksürük vardı. Serumlar bağlandı, çeşitli ilaçlar verildi ve buhar makinasına bağlandı. Bu arada akciğer filmi de çekildi, kan testleri yapıldı ve sonunda mikrobik zatüre olduğu anlaşıldı. İki gün hastanede müdahale edildikten sonra 3 hafta evde ilaç tedavisi ve yatak istirahati verildi. Çok yorucu, stresli ve zor günler geçirdim ama çok şükür şu anda çok daha iyi. Tabii bu hastalık sürecinden sonra da onu çok yormadan ve dışardan da biraz yardım alarak geciken işleri yapmaya çalıştık. Sonu olarak yorucu günler geçirdim ve blogla daç ok fazla ilgilenemdim. Bu hafta sonu da daha önceden de planladığımız üzere İstanbul'a gideceğiz yine 10 gün kadar, bazı işlerimizi halletmeye ve doktor kontrollerimiz için. İşte böyle arkadaşlar çiçeklerimi ve sebze fidelerimi diktim, bahçeye mümkün olduğu kadar çeki düzen verdim, dönüşte tadını çıkaracağım inşallah. Sevgiler :)